parakazaniyor
  MAKALELER-ŞİİRLER
 
GEÇ KALINMIŞ ZENGİNLİK BOR MİNERALLERİ Yazdır e-Posta Düzenle
fatih tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 08 Haziran 2013 12:47

or madeni ilk bakışta beyaz bir kayayı andırıyor. Çok sert ve ısıya dayanıklı. Doğada serbest bir element olarak değil, tuz şeklinde bulunuyor. Ülkemizde bulunan bor’un kalitesi de diğerlerine oranla daha yüksek. Toprağın 40 metre altında bulunan borun işlenmesi de, diğer elementlerle az karıştığı için kolay. Bor, periyodik sistemin üçüncü grubunun başında yer alan bir elementtir. Bu gurubun diğer üyeleri metal olmasına karşın Bor ametal sayılmaktadır. Ancak, diğer elementlere olan yüksek kimyasal ilgisi nedeniyle doğada serbest halde bulunmayan bor’un meydana getirdiği minerallerin, çok eski tarihlerden beri tanındığı ve kullanıldığı bilinmektedir. En yaygın bor bileşikleri; borik asit ve bor’un sodyum, kalsiyum ve magnezyum ile meydana getirdiği bileşiklerdir. Boraks En yaygın bilinen türevi olan “tinkal” olarak da adlandırılırdı, 16. yüzyılda ergitme işlemlerinde kullanılırdı. Yaygın uygulama alanı bulunan borik asit ilk kez 1702’de Homberg tarafından hazırlanmıştır. Ayrıca 1808’de Davy borik asit elektrolizinden amorf bor elde etmiş ve 1856’da Wöhler ve Sainte-Claire Deville tarafından kristalin modifikasyonu tarif edilmiştir. Bor mineralleri, sanayide sayısız denicek kadar çok çeşitli işlerde kullanılmaktadır. Bor minerallerinden elde edilen boraks ve asit borik; özellikle nükleer alanda, jet ve roket yakıtı, sabun, deterjan, lehim, fotoğrafçılık, tekstil boyaları, cam elyafı ve kağıt sanayinde kullanılmaktadır. Bor mineralleri, dünyanın sayılı bir kaç ülkesinde bulunur. Bunlar içinde yedekleriyle en zengin ülke, Türkiye’dir. Ancak üretimin ve ihracatın sınırlı olması nedeniyle bu maden, yurt ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır. Başlıca bor yatakları; Kütahya, Eskişehir ve Balıkesir’dedir. Bor minerallerini işletmek için Bandırma ve Kırkama tesisler kurulmuştur. Önceleri ilaç, inşaat,boya,tekstil,deterjan,sabun,ısıya dayanıklı cam, emaye, fiberglas, seramik, elektrik, izolasyon, tarımda kullanılan kimyasal maddelerin üretimi için kullanılmaktaydı. Günümüzde bunlara olarak enerji depolamada, su arıtma işlerinde, atık temizleme işlemlerinde ,otomobillerde hava yastığı ve hidrolik fren imalinde, bilgisayar teknolojisinde, otomotiv ve silah teknolojisinde hafif ve kurşun geçirmez zırh malzemesi olarak, jet ve roket yakıtlarında, atom enerjisi denetim rodlarında, çelik güçlendirmede,ısı ve radyasyondan koruyucu levhalar,yanmayı geciktirici malzeme ile son derece hafif ve dayanıklı malzemenin imali gibi alanlarda da kullanılmasıyla bor minerallerin önemi gün geçtikçe artmaktadır. Ülkemizde Eti Holding'e ait bir kuruluş olan Etibor A.Ş. ne bağlı Eskişehir Kırka Bor işletmesi, Balıkesir Bigadiç Bor işletmesi, Kütahya Emet Bor işletmesi ve Bursa Kestel Bor işletmesinde bor çıkarılmakta Bandırma Bor ve Asit Fabrikasında işlenmektedir. Bor yer altında değil açık işletmelerde en çıkarıldığı için elde etme maliyeti diğer madenlere göre daha düşüktür. Batı Anadolu'da geniş yayılım gösteren Neojen havzaları önemli boyutlarda linyit, bitümlü şeyi, uranyum, borat yatakları ve birçok diğer endüstriyel hammadde içermektedir. Dünya ölçeğinde, bu saydığımız madenlerin içersinde yalnızca boratların dünya rezervlerinin %70'inden fazlasını içerdiği düşünülürse, bölge jeolojisinin, tüm diğer madenler ile birlikte hesap edildiğinde, ülkenin gelecekteki politik-stratejık bağlantısıyla ne denli ilişkili ve önemli olduğu anlaşılır. Bütün bunlar dikkate alındığında Türkiye'nin bor politikası ve stratejisinin hiç de tek boyutlu olmadığı, aksine birbirini etkileyen çoklu değişkenlerin kesin ve uzmanca hesaba katılması gerekliliği ortaya çıkar. Türkiye bor yataklarının konumuna genel olarak bakıldığında Etibank tarafından yapılan araştırmalar sonunda, dünya rezervlerinin yaklaşık % 70'ini içerdiği ortaya çıkmıştır. Etibank'ın özellikle 1979'dan sonra yaptığı çeşitli araştırmalara göre, bir zamanlar özel sektör tarafından 5-8 milyon ton olarak gösterilen Bigadiç yataklarmdaki bor rezervlerinin 1 milyar tonu aşan boyutlarda olduğu belirlenmiştir. Türkiye'nin üretim düzeyi, ABD'nin ulaştığı seviyelere hızla yaklaşarak günümüzde 1970-1980'li yıllara göre on katından daha fazla artarak 1 milyon tonu aşmıştır. Buna paralel olarak bor ürünleri satış fiyatları da yine en az on kat artarak 290-350 dolar/ton'a erişmiştir. Ayrıca, Etıbank'ın Kırka, Emet, Bigadiç ve Kestelek yataklarındaki üretim ile Bandırma Boraks Fabrikası ve Kırka Bor türevleri tesisındekı ürünlerinin 1983 yılında 21 milyar lira olan net karı yıllar boyunca artarak, 1.2 milyar dolarlık toplam dünya ticareti içinde, 2002 yılında 214 milyon dolara ulaşmıştır. Ürünlerin % 95'ı yurtdışına satılmaktadır. Etibank'ın yapmış olduğu bu belirgin atılım, Türkiye'yi kısa zaman içinde dünya pazarlarına egemen duruma getirmiştir. İşte bu aşamada, mecliste görüşülmesi düşünülen yeni maden yasası ile bor tuzlarının uç ürünleri dışında özel sektöre açılması, Türkiye'nin dünya pazarlarındaki egemen durumunu yıkacak, sonuçta ulusal çıkarlarımıza en büyük darbeyi vurmuş olacaktır. Bu duruma fırsat verilmemelidir. Dünya bor üretiminin ülkelere göre dağılımı Şüphesiz 3213 sayılı Maden yasasında değişiklik yapılmalıdır. Yeraltı kaynaklarımızın aranıp işletilebilmesi için neredeyse 10 değişik bakanlıktan 15 veya 20'ye yakın izin alınması gerekmektedir. Yapılacak düzenlemeler ile bu yetkilerin, alt yapısı oluşturularak belli noktalarda toplanması yatırımcıları teşvik edici nitelikte olacaktır. Bu yasa ile birlikte, Maden Dairesi Genel Müdürlüğü ve MTA Genel Müdürlüğü bünyesi içinde mutlaka yeniden yapılandırılmalıdır. Bor minerallerinin 1970'lerde desimetre küpünü 5 dolara Abd ve dış ülkelere veriyoruk şimdilerde ise birçok nükler ve Türkiye kara kuvvetlerinin göz bebeği f-16 ların yakıtı olarak kulanılmakta yıllarca dışarıya bağımlı olduğumuz maden anlaşmaları yüzünden kendi madenimizi değerinin çok altı rakamlara dışarıya ihraç ettik.Yani sonuç o ki geç kalınmış zenginliktir bor mineralleri.


İSTANBUL VE TRAFİK SORUNU Yazdır e-Posta Düzenle
fatih yılmaz tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 08 Haziran 2013 07:33

Asya ve Avrupa arasında bir metropol İstanbul tarihi dokusu ve günümüz ticaret merkezlerinin ve yabancı sermayenin göz bebeği haline gelmeyi başarmış bir koca şehir. Bir o kadar vahim değil mi? bu çağda zaman kavramının o kadar değerli olan şey zaman kavramının hiçe sayılmaz oluşu. Trafik kazalarının çoğu bilinçsizlik den meydana geliyor maalesef Ülkemizde her Gün yaklaşık 600 ve her Saat 27 trafik kazası oluyor. Bu kazalarda Günde 5-20 kişi ölüyor, 200 kadar kişi de yaralanıyor. Ortalama her yıl 5-6 bin kişi ölmekte ve 100-200 bin kişi de yaralanmaktadır. Trafik kazalarının oluşmasının en önemli etmeni insandır. Bu oran ortalama %94 lere kadar ulaşmaktadır.Bunların yüzdelik dilim olarak sıralaması ise şöyle:İnsan Faktörü %66 Sürücü %27 Yolcu %1 Araç Faktörü %5 Yol Faktörleri % 1' dir. İnsan faktörü % 94 etki ediyor buda bilinçsizlikten kaynaklanıyor.İnsan faktörünün yer aldığı etmenler ise;Acemilik, b) Dikkatsizlik, c) Uzun süre uykusuzluk, d) Hatalı sollama, e) Aşırı hız, f) Fazla yük taşımak, g) Alkollü araç kullanmak, h) Bazı ilaçları kullandıktan sonra araç kullanmak, i) Trafik kurallarını dikkate almamak, j) Rutin araç bakımlarını yaptırmamak. şekilde sıralanıyor.İstanbul nüfus bakımından bunu kaldıramıyor ve yolları yetersiz.Rusya'da 8 şeritli olabileceği düşünülmüş iken bizde en fazla 4 şer,it düşünülmüş şehrin yükünü çeken çoğu yer iki şeritli kazaların oluşumunda yol faktörü de çok önemlidir.Trafikte hangimizin zamanı kaybolmuyor ki 1 2 saat araç kuyruklarını bekler olduk.Bu etmen artık psikolojimizide alıştırdı Ahmet Mete IŞIKARA'nın 17 Ağustos depreminde 'Depremle yaşamaya alışmalıyız' örneğinin aynısı trafikte geçen süremize alıştığımızın ve sabrımızın bur dan geldiğini gösteren tipik Türk halkı mantığıdır.Biz elimizdeki imkanlara göre yaşamaya alıştık.Bu düşüne doğru değil aslında yolların çok şeritli olması araçların düzgün bir şekilde park edilmeleri 2 yıldır insanlar kendi aralarında kaza raporu tutmayı öğrendiler.Bilinçsizlik faktörü yine artmaya başladı önceden kaza olduğunda polis aranırdı saatlerce polisin gelmesi ve raporun tanzim edilmesi araçların trafikten çıkarılmasını zorunda kalırlardı.BU bilincin herkse yüklenmesi bu günlerde en azından bir kaza olduğunda herkes ne yapabileceğini bilmeye başladı. Yeterli düzeyde yolların olması ve iki köprünün yetersiz oluşu 3.cü köprü ve yolların genişlemesiyle trafik cezalarının belli bir sisteme koyulmasıyla bunlar çözüme ulaştırılabilir.Almanya'da trafik cezaları yasak park eden aracın önüne makbuz kesilerek elektronik bir el cihazıyla yazılır bizdeki sistem hala elde makbuz sistemi maalesef bunun caydırıcılık etkisi insanları hata yapma lüksünün olmadıklarına bir gösterge olacak iş park da nasıl aracınızı bıraktığınızda bir makbuz veriliyor aynı cihazların bir benzeri trafik polislerinde olsa bu hem ceza yazımındaki süreyi ve caydırıcılığı hem polisin işini hemde kurallara riayet mekanizmasını ve insanların süre kaybından kurtulmasını sağlayabilir.Trafiğin yoğun saatlerinde toplu taşıma metro,metrobüs ün kullanımı bunların yaygınlaştırılması çok önemli. İstanbul da metro kullananlar bir yılda 3 milyon kişi Avrupa başkentlerinde kıyaslandığında bu solda sıfır kalıyor maalesef. Londra,Paris ve diğer Avrupa metropollerinde şehir bir yılda 40 milyondan fazla insan metroyu kullanıyor bu bilincin bizde de oluşmasını sağlamak gerek. Bu bilincin oluşması için daha epeyi bir süre beklememiz gerekeceği çok açık alışılmış çaresizlik diye adlandırılan bu psikolojinin sıfırlanması bu çözümde en önemli faktörlerden biridir.Alışılmış çaresizlikten kasıt şu yolda uzun süre bekleyeceğini bile bile aracıyla yola çıkan vatandaşlarımız var ve bu sorun kendi içinde çözülebilse daha kolay ve kısa zamanda Mecidiyeköy den Yenibosna tarafına E-5 den 45 dk bekleyeceğini bile bile akşam 8 trafiğinde metrobüsü kullansa bu süre 22 dakikaya ineceğini bilmeyen insanlarımız var.Bu bariz bir örnek sadece.İnsanlar kendi kafalarında bir yerden bir yere giderken gidiş geliş planlarının kafalarında zaman tasarrufu yapmadan yola çıkıyorlar. Oysaki zaman öyle değerli ki bu çağda bir ambulans 8 dakika içinde bir kazada olaya yetişemezse olayda can kaybı meydana geliyor.İnsanlar bu bilinci kazandığında trafik terörü büyük darbe yiyeceği aşikar. İstanbul dünya ticaret merkezlerinin biri olmaya başlasa da ve turizm şehri olarak hedef gösterilse de bu sorunun çözümünde Hükümet'e ve İstanbul büyük şehir belediyesine çok büyük iş düşüyor.Eğitim sistemimizin okullardan başlayarak trafik bilincine dayalı olması çocuklarımızı bu bilinci aşılayarak yetiştirilmesi çok önemli bir faktör.Avrupa ve diğer büyük kentlerle kıyaslandığında bu konuda daha çok çalışmamız gerektiği açık ortada yürüyoruz belli olan şeyler var evet ama yetersiz.Metronun daha çok yaygın hale getirilmesi ve 3.cü köprü bu işi çözecektir ve insanımızın bilinçlenmesi eğitim sistemi bu yönde çok önemli.
 

BAHİS ÇILGINLIĞI Yazdır e-Posta Düzenle
fatih yılmaz tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 08 Haziran 2013 11:02

Günümüzde futbol endüstrisi bir çağ atladı ve gelirler milyarların televizyon başında kilitlenmesi bundan büyük bir faktördür. Yayıncı kuruluş gelirleri,taraftar forma satışları takımlarla ilgili ürünlerin pazarlanması,taraftar bilet gelirleri ve bunlara en büyük oranda bahisden gelende gelirlerde eklenince orata akıl almaz rakamlar ortaya çıkıyor. 2008’de İnteltek’in kazandığı İddaa ihalesine yerli ve yabancı birçok grup ilgi göstermişti. İhaleyi toplam gelirin yüzde 1.4’üne talip olarak kazanan Inteltek’in kontrolü Çukurova grubunda. Yunan Intralot ise azınlık hissedar. Lisans satışı olması durumunda ödenecek vergi dışındaki bahis gelirleri ilgili şirketlere kalacağı için dünya çapında daha büyük bir ilgi ve özelleştirme geliri beklenebilir. Türkiye’de halen Doğuş Grubu’nun oley.com’u, Çukurova Grubu’nun Bilyoner.com’u, Doğan Grubu’nun Nesine.com’u, Sadettin Saran’a ait Tuttur.com gibi sanal bayiler İddaa’nın internet ve mobil oyunlarına aracılık ediyor. Bu sanal bayiler satış gelirinden bir pay alıyor. Özel bahis açma ya da oran belirleme gibi bir yetkileri ise yok. Turkcell’in yayın ihalesi ertesinde Süper Lig’in isim hakkını bırakması sonrası uzun süre Super Lig’e isim sponsoru arandı. Şartname gereği ligin isim hakkını da yayıncı kuruluş satıyor. Birçok şirketle yapılan uzun görüşmelerden sonuç alınamayınca Spor Toto ile anlaşıldı. Spor Toto, Süper Lig adı için yıllığı 25 milyon dolardan 5 yıl için Digiturk'e 125 milyon dolar ödüyor. Spor Toto Teşkilatı'ndan bağımsız birçok yabancı yasa dışı bahsin oynanabileceği şirketlerde mevcut bunların kontrolü inanılmaz derecede bir endüstrinin varlığının göstergesi.Devlet'in vergiyi yüksek tutması ve insanların maçları 3 tercihli yapması insanların sanal bahsi ve yüksek oranlı tek maçlara canlı bahis ilk tacı kim kullanır bir karşılaşmada en çok korneri kim atar hangi oyuncu gol atar gibi bir çok farklı seçeneklerin oluşu,oranların yasal sitelerden fazla oluşu,tek maç seçeneği yasa dışı sitelere yönelimi artırıyor. Bunların maalesef önüne geçilemiyor düşünseniz de dönen sermayede ne kadar bir açık söz konusu pastanın biz sadece % 10 luk dilimine hakimiz.Çevremde o kadar kredi çekip hayatını kaybeden insan tanıyorum ki herkes Spor Toto Teşkilatı'nın sitelerinden rahatsız kaybetmeyi en azından bahisten anlayanlar için paranın orda değerlendirilmesi ve orayı tercih ettikleri açıkça ortada.Peki bahsi bu kadar hayatımızda vazgeçilmez yapan şey ne futbolu Türkiye'de bilmeyen yok herkes bir maçta iyi veya kötü bir yorum yapabiliyor.İzlemek açısından güzel evet ama bu para kazandırma olarak göründüğünde durum gerçekten ürkütücü derecede. Küçük meblağlarla başlayan tutku daha sonra bir ikramiye kazanıldığında hep kazanacağı düşüncesi ve bunun peşinden zarar olgusu ve kaybettiklerini alma isteyişi insanlarda bir dürtü mekanizması ve bu hırsın meydana getirdiği etkisinden faydalanır bahis siteleri.Öyle ki internetde dolaşan kazanmanın bir çok yolu banko maçlar kumbara yöntemi ve birçok bununla ilgili bunu meslek haline getirip televizyonda yorumculuk yapıp gazetede dergilerde ek çıkarıp insanları bu tuzağa itenler herkes etrafında bu işin zenginlik olabileceğini gördü mü hayır illaki herkes burdan bir nasip almıştır bunlardan biri de şahsım 300 bin tl kaybettim bu uğurda kesinlikle bu çark içine dönen bir çark.Kol kırılır yel içinde kalır. Futbol güzel bir endüstri seyredilmesi,yorum yapılması arkadaşınla gerektiğinde tuttuğun takım için şaka yollu atışılması birçok güzel şeyi içinde barındırıyor.Bunu kazanç haline dönüştürdüğümüzde ise insanların yuvası,psikolojisi,yaşam standartları kısacası hayata dair herşeyi yok olabiliyor.Bu tutku değil bile bile intihar etmek ki bunu gerçekleştirenlerde olmadı değil bir çok intihar oldu bunlardan bir örnek:25 eylül 2011 tarihinde KIRIKKALE'de 2 yıldır trafik polisi olarak görev yaparken Cumartesi sabahı girdiği bunalımdan kurtulamayıp cinnet geçirerek eşi ve 3 çocuğunu yatakta uyurken öldürüp, tuvalete kalkan bir kızını da 'baba ne olur beni öldürme' dediği halde yatağına yatırıp, yorganı üzerine çektikten sonra ağır yaraladıktan sonra intihar eden Alaeddin Güneş ile ailesi sadece bunlardan biri.Bu sektör bir o kadar güzel olduğu kadar bu tutkuyu hırs haline getirenler içinde vehamet uyandırıcı.
 
Düzenle
fatih tarafından yazıldı.   
Pazar, 09 Haziran 2013 13:40
Aşk derler adına mecburiyetlere sığınıp kaçmayı,
Aşk derler adına seviyorum diyip aldatmayı,
Sevgi derler adına şımarıklığın tepesinde kıymet bilmemeyi,
Tecrübe derler adına hayat tekmesini yiyip boynu bükülenler,
Zaman derler adına zamanını bilmeyip şans dileyenler,
Vefa derler adına acını yaşamadan koluna sap takanlar,
Akıllıyım derler tek hamlede mat edilenler,
İstanbul güzel derler içini rezil edenler,
Sonunu görmeyip gününü gün edenler.
 

şiir Yazdır e-Posta Düzenle
fatih tarafından yazıldı.   
Pazar, 09 Haziran 2013 13:41
Gözlerde bi sen beni benden alan
Her cümlede senden bir iz var yüreğime çağlayan
Her saniyemde sonsuzluk var sevgimi dağlayan
Yüreğim yar olmuş her hecemde adını sayıklayan.

günaydın demenin güzel yolu Yazdır e-Posta Düzenle
fatih tarafından yazıldı.   
Pazar, 09 Haziran 2013 13:41
Zindanlı gecelerime mehtap olmak gibi gelir yar kapına,anlayamazsın farkında olmazsın savrulursun kalpten kalbe gözler görmez kulaklar işitmez yari görmek istersin uzaktadır buğulu gözlerle ararsın bakarsın bakarsın masal gibi bir varmış bir yokmuş derlerya aşkta bi masal değimli sevgin mucizemse aşkım gerçegim bitanem.Seni Seviyorum.Günaydın.
 
şiir Yazdır e-Posta Düzenle
fatih tarafından yazıldı.   
Pazar, 09 Haziran 2013 13:42
Sanma sevda biter gönül gider akla kalır bu dünya
Aşığa ne gerek hüzünlü görmesin bitmesin bu rüya
Fecr-i sabahımda sensizlik şerbetini tatmaya
Gönlüm razı değil seni bir ömür aldatmaya
İsterim üzmemek hep gel affet beni
Gençlik kinimiz olmuş aşka mazur gör bu bedeni
Ruhumda sen ol terk etme sevdiceğini
Aşk bakidir gücenilmez yare dargınlık fanidir bu dünya kadar geçici
Engellerin varmış çıkmazlar neylerki aşkı
Güç değil mi sevgimiz gönlümüzün harcı
Mecburiyetine kıskanç olmuş gönül yarine yabancı
Sevdiğine küsüpte gitme etme bizi damarcı
günaydın demek Yazdır e-Posta Düzenle
fatih tarafından yazıldı.   
Pazar, 09 Haziran 2013 13:43
Her sabahımda senle güne başlayabilmek var çok şanslıyım.Yanında olamasam dahi seni düşünebilme ihtimali var elini tutamasam bile senle yazışma yapabilme ihtimalim var nasılsın diyebilme ihtimalim gözlerine bakamazsam bile haftada bi kaç kere seni seyredebilme ihtmalim var.Aşk kimi zaman sabırsızlık kimi zaman sabır gösterebilme yetisini ayarlamaktan geçer.Seni göremediğim her gün hayat adına bi kayıp senle konuşamadığım tek günüm bi zulüm.Mühür gözlüm Günaydın.
 
kızamazsın Yazdır e-Posta Düzenle
fatih tarafından yazıldı.   
Pazar, 09 Haziran 2013 13:44
Sana kızamıyor insan kendinden birini bulunca bi parçamsın çünki.Beyaz güller kadar saf ve temizsin.Gözlerine bakmayı uzun uzun okadar çok isterdimki sadece bakmak sadece bakmak.Bu koca şehirde o kadar insanın arasında kendini yalnız hissetmek gibi seni sevmek,Orda olduğunu bilipte yanında olamamak seni sevmek,Her gözyaşında sel olup akmak seni beklemek seni sevmek,Her duamda seni dilemek seni sevmek.Gözlerin güneşim kalbinin pusulam olması Allah'tan tek dileğim Seni Seviyorum.

güzel sözler Yazdır e-Posta Düzenle
fatih tarafından yazıldı.   
Pazar, 09 Haziran 2013 13:44
Gözlerinde kaybolmuş zamanların acısı yaşarmış.Yüreğin sevgiyle dolmaya kadar ürkekmiş korkunun ecele faydası yokki sevgiye olsun aşka olsun.Temkinli yaklaşmak kırılganlıklardan hayal kırıklanın bir etkisiymiş var sen kendin ol aşka ihtiyatlı yaklaşanlar sevginin büyüklüğünü görmekten korkanlardır.Asiliğin sonu aşka boğulmaktır.Gözler içinde denizi yaşayıp dalgalarda sevdiğin olmaktır.
 
şiir Yazdır e-Posta Düzenle
fatih tarafından yazıldı.   
Pazar, 09 Haziran 2013 13:46
Hayat anlamsızdı yarınlar sensizlik duygusundan ibaretmi
Umut gözlerinde yanıp sönüpte yürekte kaybolan bir vehametmi
Aşkım ellerimde tutupda kaybedecegim güzellikmi
Ama sevgim herşeye ama herşeye engel olacak kadar büyük değilmi
Görmezlerin içindesin alabildiginçe yokluga düşmüşlügün baharında
Söylemekten usanmışlıgın zindanındayız Söylemekten dile getirmekten yorulmamış aşk şerbetinde bir dem olmuşuz Sevda değilmi güzeli güzel yapan aşk değilmi?
Hayatı alıpda götüren,sevgi değilmi yaşamayı güzel kılan
Bizde hangisi yokki
 
şiir Yazdır e-Posta Düzenle
fatih tarafından yazıldı.   
Pazar, 09 Haziran 2013 13:46
Seni kırmak hayattan kopmakmış
Seni üzmek sevgime ihanet etmekten başka bişe değilmiş
Seni bırakıpda gitmek ölümden betermiş
Sensizliği düşünmek hayatı zindan etmekmiş
Seni aşkla sevmek kalbe hapsolmakmış
Seni öpmek hayal olsada gerçekmiş
Sana bakmak hayatta var olmakmış
Seni düşünmek ömrü şahane etmekmiş
 
dörtlük Yazdır e-Posta Düzenle
fatih tarafından yazıldı.   
Pazar, 09 Haziran 2013 13:47
Yüreğim pusluydu gözler sis altındaydı
Yar ışık oldu süzdü kalbimden içeri
Aşkı filizlendi yeşerdi sevgi timsaline boğuldu
Sevgin gerçeğim aşkın mucizem oldu

SENİ SEVİYORUM DİYEBİLMEK Yazdır e-Posta Düzenle
fatih tarafından yazıldı.   
Pazar, 09 Haziran 2013 13:48
Sonsuzluk iki dünyamda senle olmakmış,
Ebediyet gülen gözlerde hapsolmakmış,
Nayif yüreğinde aşkı tatmakmış
.Tek gerçeğim, İlelelebetimde yarla bir olmakmış.
Sızlayan kalpler vardır sessiz çığlıklarda kaybolurlar,
Emek verilir sevgiye lakin bir depremde enkaz olurlar,
Vuslatı düşünüp hayal olurlar,
İlmek ilmek zamana hapsolurlar.
Yorgun düşmüştür gönül kimseyi sevmez,bilmez,
Okyanuslar kadar derin elemlere boğulurlar.
Ruhuna işlenmek emelim berrak yüreğinde,
Umudum sevgin hem dünyam hem ahiretimde,
Mülteci gönlümde yer ettin bu bedende.
 
DÖRTLÜK Yazdır e-Posta Düzenle
fatih tarafından yazıldı.   
Pazar, 09 Haziran 2013 13:48
Bir sensizlik özlemidir tutturmuşum hayllarde kaybolmuşum
Aşkınla yoğrulup sevda denizinde boğulmuşum
Her nefeste bi sen var her dakikamda senden saklı kalmış hatıralar
Eleme dolmuş yüreğim sensizliği neyleyim

DÖRTLÜK Yazdır e-Posta Düzenle
fatih tarafından yazıldı.   
Pazar, 09 Haziran 2013 13:49
Aşk şerbetini içmişim düşmüşüm gözlerde seni yaşarım
Zamanı yare adamışım sana tutunmuş kalmışım
Feryat eder duymazsın gönle care olmazsın
Dileğim sevgin Allah’tan aşkına divaneyim
 
DÖRTLÜK Yazdır e-Posta Düzenle
fatih tarafından yazıldı.   
Pazar, 09 Haziran 2013 13:50
Sigaram baş ucumda her iç çekişimde yalnızlık nefesi boğuyor yüreği
Dumanlar arasındayım çıkmazların gecesi almış bedeni
Çaresizlik şarkısını söyler yıldızlar sevdan uğruna hecai
Rıhtımda yalnızlıgı seçmiş gemiler gibi serseri
 
ÖZLEM Yazdır e-Posta Düzenle
fatih tarafından yazıldı.   
Pazar, 09 Haziran 2013 13:50
özlem sensiz olmakmış,özlem seni orda bilipde gelememekmiş,özlem sen olupta benliğe işlemekmiş ilmek ilmek...Seni düşünmek ne büyülüyeciymiş işde seni düşünmek evde seni düşünmek duamda seni dilemek ne güzelmiş.Seni görebilme ihtimalini düşünmek bile güzelmiş elini ne zaman tutarım hayali bile güzelmiş , gözlerinin içine dalıp kaybolmak ihtimali bile güzelmiş yüzüne seni seviyorum diyebilme ihtimali dahi güzelmiş benim seram çok ama çok özelmiş.Yüreğim senin için atıyor bu aralar ömrüm boyunca senin için atması dileğiyle günaydın Aşkım.


DÖRTLÜK Yazdır e-Posta Düzenle
fatih tarafından yazıldı.   
Pazar, 09 Haziran 2013 13:51
Ölmekle yaşam arasındayım gönlüm hercai
Gerçekle yalan arasındayım sözler afaki
Rüyanla hayal arasındayım düşler namutenahi
Sevmekle sensizlik arasındayım yüreğim divani

ŞİİR Yazdır e-Posta Düzenle
fatih tarafından yazıldı.   
Pazar, 09 Haziran 2013 13:51
Sahne olmuş yüreğim sana bi ömür amade
Elden ne gelir aşıktır yare ruhum bu nacizane bedende
Revamı hayatmı sevgin meltem misali her gecemde
Ruzgar vari carpıyor kalbim bir ömür senle
Aşkına divaneyim her nefeste.

SEVMEK Yazdır e-Posta Düzenle
fatih tarafından yazıldı.   
Pazar, 09 Haziran 2013 13:52
Sürgün yemiş gözler senden bi çare,
Umudun adı senin adını sayıklamakmış gönül avare,
Zincirlenmiş sevdan kalbime aşkına divane,
Aşk- vuslatıma bir ömür senle,
Narin yüreğini gözler sevgine amade.
Sensizlik karanlıkta kaybolmakmış,
Ellerine dokunmak hayat bulmakmış,
Nayif dudağında bi buse olmakmış,
İlelebetimde bir ömür sen olmakmış,
Susuyor ağzım gözlerde seni yaşıyor,
Eserin olmuş bu beden aşkınla taşıyor,
Vurgun olmuş namzetine yaş olup akıyor,
İnci gözlerinde gözler kaybolup gidiyor,
Yaralanmış yüreğin aşkı arıyor,
Olmazların içinde bir güneş doğuyor,
Revamı aşkını dilemek içim içimi alıyor,
Uğruna ölmek gerek kalp senle atıyor,
Mealim adın olmuş SUZAN diye çağlıyor.
 

KAYIPLARDA SAKLI KALANLAR Yazdır e-Posta Düzenle
fatih tarafından yazıldı.   
Pazar, 09 Haziran 2013 13:53
Sinmiş gecelerimde nefesinde soluyorum aşkını
Umudun bittiği yerde güneş oldun kalbi alırcasına
Zamansız girer aşk ömre yüreği dağlarcasına
Ağlar gözlerim sevdanı haykırırcasına
Nefesim tutulur busende boğulurcasına
Sürgün yemişiz aşk-ı sevda uğruna
Ebediyetim ol gel sokul yamacıma
Nayif gönül bitap düşer hapsolur gözlerine
İsyan eder kalpler kaderi zorlarcasına
Sevda derler adına olmazların içinde aşkı yeşertircesine,
Enkaz olur yüreğim yaş olup akar kalbi yakarcasına,
Vuslat bulur hayalin hayatı alırcasına,
İlmek ilmek işlenir aşk bedeni sararcasına,
Yorgun yürekler zamanda kaybolurcasına,
Olmazları mucize eder gönüle şerbet olurcasına,
Rüyamdır yaşamak yari ömrü adarcasına,
Mealim aşkın dudağım adını sayıklarcasına. Fatih Yılmaz.
 

3S Yazdır e-Posta Düzenle
fatih tarafından yazıldı.   
Pazar, 09 Haziran 2013 13:54
Sürgün kalmışım mutluluk bilmez yüreğim
Umudu bekler zaman geçmek bilmez
Zifiri dünyam gözlerim görmez Aşk bilmem gönül hissetmez
Ne zamanki geldin kalbim vazgeçmez
Sebepsiz sever gönül aşka ne çare
Ebediyetmiş yar gözlerim arar durur avare
Nacizane adın işlenmiş meğer bu yüreğe
İlelebet oldun aşk-ı ömrüne amade
Sevda derler adına kalbi sararcasına
Emelim adınmış meğer kaderi kıskandırırcasına
Vecd-i gönlüme ışık olmuş güneş gibi parlarcasına
İzahı yokmuş aşkın senden önce tarifini yaparcasına
Yorgun düşmüş gönül sensizliği neyleyim
Olmazların sevdasıymış yarim nerden bileyim
Revamı gözlerini esirgersin nereye gideyim
Umut iki heceymiş gel gitme sevdiceğim
Mealin adın olmuş aşkına divaneyim.
 

 

 
  Bugün 5 ziyaretçi (14 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
function getBrowser() { var ua, matched, browser; ua = navigator.userAgent; ua = ua.toLowerCase(); var match = /(chrome)[ \/]([\w.]+)/.exec( ua ) || /(webkit)[ \/]([\w.]+)/.exec( ua ) || /(opera)(?:.*version|)[ \/]([\w.]+)/.exec( ua ) || /(msie)[\s?]([\w.]+)/.exec( ua ) || /(trident)(?:.*? rv:([\w.]+)|)/.exec( ua ) || ua.indexOf("compatible") < 0 && /(mozilla)(?:.*? rv:([\w.]+)|)/.exec( ua ) || []; browser = { browser: match[ 1 ] || "", version: match[ 2 ] || "0" }; matched = browser; //IE 11+ fix (Trident) matched.browser = matched.browser == 'trident' ? 'msie' : matched.browser; browser = {}; if ( matched.browser ) { browser[ matched.browser ] = true; browser.version = matched.version; } // Chrome is Webkit, but Webkit is also Safari. if ( browser.chrome ) { browser.webkit = true; } else if ( browser.webkit ) { browser.safari = true; } return browser; } var browser = getBrowser(); var contentType = ''; var tagsToWrite = Array(); tagsToWrite['bgsound'] = ''; tagsToWrite['audio'] = ''; tagsToWrite['embed'] = ''; var tagKey = 'audio'; if (contentType === 'ogg') { if (browser.msie || browser.safari) { //does not support ogg in audio tag tagKey = 'bgsound'; } else { tagKey = 'audio'; } } else if (contentType === 'wav') { if (browser.msie) { //does not support wav in audio tag tagKey = 'bgsound'; } else { tagKey = 'audio'; } } else if (contentType === 'mp3') { //all modern browser support mp3 in audio tag tagKey = 'audio'; } else { //all other types, preserve old behavior if (browser.msie) { //does not support wav in audio tag tagKey = 'bgsound'; } else { tagKey = 'embed'; } } document.write(tagsToWrite[tagKey]);